MENÜ EN

Çevresel Sürdürülebilirlik

ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ

Aksa Enerji çevresel etkilerini en aza indirme ve en verimli üretim süreçlerini hayata geçirme hedefiyle operasyonlarını yürütmektedir. Çevresel sürdürülebilirlik tüm iş süreçlerinde ön planda tutulmakta ve çevresel etkiler uluslararası yönetim sistemlerine uygun olarak yönetilmektedir.

Aksa Enerji, ISO 140001 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikası, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Sertifikası ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikası’na sahiptir. Çevre yönetiminde ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikası ve Aksa Enerji Çevre Politikası rehber dokümanlar olarak kullanılmaktadır. Aksa Enerji, faaliyetlerini çevre politikasına uygun olarak yürütmek için Çerçeve Çevre Yönetim Sistemi’ni (ÇÇYS) oluşturmuştur. ÇÇYS çevre ile ilgili kanun ve diğer hukuki gerekliliklere uyum sağlamak, çevre politikasının, amaç ve hedeflerinin belirlenerek yürütülmesi ile ilgili kural ve yetkileri belirlemek, etkin ve yaşayan bir çevre yönetim sistemi oluşturmak amacıyla düzenlenmiştir.

Aksa Enerji Çevre Politikası; iklim değişikliği, doğal kaynak yönetimi, atık yönetimi ile biyoçeşitliliğin korunması olmak üzere dört temel üzerine kuruludur. ISO 50001 Yönetim Sistemi’ne uygun olarak iklim değişikliği kaynaklı etkiler verimli üretim süreçleriyle azaltılmakta, başta su olmak üzere doğal kaynak verimliliği üzerine çalışılmaktadır.

ISO 14001 standartlarına göre sertifika alan Aksa Enerji faaliyetlerinin Çerçeve Yönetim Sistemi Prosedürüne linki tıklayarak ulaşabilirsiniz.

HAVA SALIMLARI

Enerji üretiminde en önemli çevresel etki alanlarından biri hava salımlarıdır. Aksa Enerji, üretim süreçleri sırasında oluşan tüm hava salımlarını, hava kalitesi üzerindeki etkilerini sürekli ve düzenli olarak takip etmekte, ölçümler gerçekleştirmekte ve tüm salımların yasal sınırlar içinde olmasına yönelik önlemler almaktadır. Enerji üretim sürecinde ortaya çıkan bu salımların azaltılması ile doğa ve insan sağlığına olası etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli teknolojik ve finansal yatırımlar yapılmaktadır.

Bu kapsamda, Bolu Göynük Termik Enerji Santrali’nde, Türkiye’de ilk kez baca gazı arıtma sistemi yatırımı yapılmıştır. Bu şekilde Avrupa Birliği’nin 2018 yılında sağlamayı hedeflediği yasal salım değerleri 2015 yılından beri sağlanmaktadır. Bu santralden çıkan NOx miktarı, akışkan yataklı yakma teknolojisi sayesinde düşürülmekte ve NOx’un yanması sırasında ortaya çıkan zararlı salımlar, kireç taşı ile kazan içinde desülfürizasyon işleminden geçirilerek önlenmektedir.

ATIK YÖNETİMİ

Atık yönetimi, Aksa Enerji’nin çevresel sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bileşenlerinden biridir. Daha az atık üretmek ve süreçleri daha verimli hale getirmek için yapılan çalışmalarla bu alanda da her geçen yıl daha iyi bir performans sergilenmesi hedeflenmektedir. Kaynakları verimli kullanarak kaynak kullanımı ve atık oluşumunu azaltmak üzere süreçleri yenilikçi teknolojilerle geliştirmek adına çalışmalar yürütülmektedir.

Aksa Enerji, tüm süreçlerinde ortaya çıkan atıkların geri dönüştürülmesine azami özen göstermektedir. Özellikle termik enerji santrallerinde ortaya çıkan atık yağ, emici filtreler, kontamine bez ve ambalajlar, yağ-su ayırıcılarının neden olduğu çamurlar ve hurda malzemeler geri dönüşüm için lisanslı bertaraf firmalarına gönderilmektedir. Santrallerde ortaya çıkan tehlikeli atıklar ise, öncelikle tesislerdeki geçici depolama alanlarında biriktirildikten sonra yine lisanslı bertaraf şirketlerine ait araçlarla geri dönüşüm tesislerine iletilmektedir. Ambalaj atıkları ise yine tesislerin bulunduğu bölgelerdeki belediyelerin anlaşmalı olduğu geri dönüşüm firmalarına gönderilmektedir. Bolu Göynük Termik Enerji Santrali’nde ortaya çıkan küller geçici kül depolama sahası yerine 2017 yılı içinde tamamlanarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden çevre izni alınan Yeni Güney Kül Düzenli Depolama sahasında depolanmaya başlanmıştır.

 

 

SU VE ATIK SU YÖNETİMİ

Günümüzde, artan küresel su tüketimi, su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturmaktadır. Aksa Enerji, bu doğrultuda, tüm operasyon ve süreçlerinde su tüketiminin en aza indirilmesi için çalışmaktadır.

Tasarruf sağlamak için geliştirilen dekarbonizasyon tesisleri Ali Metin Kazancı Antalya Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali için saatte 500 m3 ve Bolu Göynük Termik Enerji Santrali için, saatte 270 m3 su tasarrufu sağlamaktadır.

 

 

Bolu Göynük Termik Enerji Santrali’ndeki bu yönteme ek olarak ters osmoz atık suları da deşarj edilmeyerek ayrı bir havuzda biriktirilmekte ve kül nemlendirmede kullanılmaktadır. Santralde ayrıca Çatak Göleti oluşturulmuştur. Bu gölet hem bölge halkının hem de santralin su ihtiyacını karşılamaktadır.

Manisa ve Şanlıurfa Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralleri’nde yapılan çalışma sonucunda ters-ozmos yöntemiyle arıtılan su geri kazanılarak soğutma kulelerinde kullanılmakta ve su tüketimi azaltılmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Kalecik Akaryakıt Enerji Santrali’nde, deniz suyundan saf su üretim sistemi kurulmuştur. Bu sisteme ek olarak, santral bünyesinde üretilen atık suyun, iç ihtiyaç ve doğal gaz kapalı çevrim sistemleri için buharlaştırılıp, tekrar yoğuşturularak saflaştırılması amacıyla Evaporatör Arıtma Sistemi kullanılmaktadır.

Su kaynaklarının limitli olduğu Afrika’da da çeşitli projeler gerçekleştirilmektedir. Gana Akaryakıt Enerji Santrali’nde su yumuşatma ünitesinden çıkan atık su bahçe sulama amacı ile kullanılmaktadır.

 

 

BİYOÇEŞİTLİLİK

Aksa Enerji, santrallerinin yer aldığı bölgelerdeki doğal yaşam ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve izlenmesine büyük önem vermekte ve bu alanlarda oluşabilecek olası olumsuz etkilerin en aza indirilmesi ve takip edilmesi için çeşitli projelere destek olmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) ile 2015 yılından bu yana çalışmaya devam etmektedir.

TTKD ile ilk olarak dağ ceylanlarının korunmasına yönelik bir proje başlatılmış ve bu proje iki yıl boyunca devam etmiştir. 2017 yılında ise TTKD Hatay Şubesi ile bölgede azalan bir yaban hayvanı olan çizgili sırtlanlar ile ilgili bir çalışma yapılmış ve Kırıkhan – Gölbaşı Köyü civarındaki mevcut durumunun belirlenmesi için ilk aşamada yerel halk ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

İki ay süren proje kapsamında Aksa Enerji, bölgedeki doğal yaşamın en az etkilenmesi için çalışma alanlarına foto-kapanlar kurmuş ve kapanların kurulmasını takip eden ilk günde bölgede 22 yıldır görülmediği için neslinin tükendiği düşünülen kayalık gerbili (Gerbillus dasyurus) türüne de yeniden rastlanmıştır.

Bu çalışmaların sonucu olarak yayınlanan, Hassa – Reyhanlı Arası Bölgedeki Çizgili Sırtlanın Yayılış ve Ekolojisinin Belirlenmesi Ön Çalışmaları adlı rapor da bölgedeki zengin memeli çeşitliliğine sahip habitatların titizlikle korunması gerekliliğini ortaya koymuştur. Sonuçlar bölgesel ve ulusal basında yer bulmuş ve bu alanda bir farkındalık oluşması sağlanmıştır.

Aksa Enerji, 2018 yılında yeni bir biyoçeşitlilik projesine destek olmayı planlamaktadır. Bu yeni proje ile kızıl geyiklerin Yedigöller Milli Parkı civarında varlığı (mevcut durumu) ve ekolojisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, hedef tür Cervus Elaphus’un popülasyon büyüklüğü, popülasyon yoğunluğu, dağılımı, habitatı, beslenme ve besin kaynakları, sosyal davranışı, insanlarla olan ilişkileri, tür üzerindeki tehdit unsurları ve korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi planlanmaktadır. Büyük bir memeli türü olan Kızıl geyik, bölgenin biyolojik çeşitliliği için de yine bir sembol tür niteliğindedir.

 

 

Çevreyle ilgili konularda paydaş katılımını teşvik etmek ve bu amaca hizmet eden taahhüdümüzü yerine getirmek için çevre ilişkin her türlü görüş ve önerileriniz için enerji@aksaenerji.com.tr adresine yazabilirsiniz.