MENÜ EN

İklim Değişikliği ve Enerji

İklim değişikliği, etkisi küresel olarak hissedilen, günümüzün en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Paris İklim Zirvesi’nde uzlaşmaya varılan küresel sıcaklık artışını 2°C’nin altında tutma hedefi, kamu, sivil toplum ve iş dünyasına önemli sorumluluklar yüklemektedir. Aksa Enerji olarak iklim değişikliğinin farkında ve bilincindeyiz ve bu alandaki etkilerimizi en aza indirmek için çalışıyoruz. Bu konuda şirket olarak başlattığımız dönüşüm çerçevesinde tüm yönetim birimlerinde yöneticilerimizin performansa bağlı ücretlendirmelerinde iklim değişikliği kriterlerinin de kullanılması yolunda adımlar attık.

İklim değişikliği ile mücadelede iklim değişikliğinin ana kaynağı olan sera gazlarını azaltmayı öncelikli hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Bunun için azaltma yolunda ilk adımı sera gazı salımlarımızı düzenli takip ederek atıyoruz.2016 yılı için hazırlanan Sera Gazı Emisyon Raporları ise doğrulayıcı kuruluş tarafından doğrulandıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulmuştur.

Bolu Göynük Termik Enerji Santrali’nin 2016’da tam kapasite faaliyete girmesi ile sera gazı salımları artış göstermiş fakat rüzgâr ve hidroelektrik santrallerinden yenilenebilir enerji üretimi devam etmiştir. Bu şekilde 2016 yılında yenilenebilir enerjiden 708 GWsa elektrik üretimiyle, yaklaşık 396 bin ton sera gazı salımının önüne geçilmiştir.  2020 yılında ise MWsa başına salımlarımızı 2008 yılına göre %10 azaltmayı heefliyoruz. Bu hedefe istinaden yatırım planlamaları yeniden incelenerek gelecek yıl stratejileri gözden geçirilecektir.

Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek ve enerji verimliliği projeleri gerçekleştirerek sera gazı salımlarımızı düşürme amacını taşıyoruz. Bu amaçla yola çıkarak gerçekleştirdiğimiz enerji verimliliği projelerimizden biri atık ısıdan enerji üretimidir. Kombine çevrim santrali teknolojisi ile üretim süreçlerinde oluşan atık gazın ısısını kullanarak enerji üretiyor ve bu yöntemle ünite başına enerji kullanımını ortalama %10 azaltıyoruz. Mevcut tüm doğalgaz santrallerimizde ve Kıbrıs Fuel-Oil santralinde atık ısıdan enerji üretiyoruz. Bu sayede 2008 yılından itibaren yaklaşık olarak toplam 400.000 ton sera gazı azaltımı yaptık. Sera gazı salımlarının düşürülmesi için yaptığımız bir diğer proje de doğal gaz santrallerinde oxicat filtreleri kullanmaktır. Bunun yanı sıra Manisa, Van ve Kıbrıs santrallerinde yaz aylarında artan sıcaklıklara bağlı olarak soğutma suları ısınmaktadır. Soğutma kapasitesini artırmak üzere kurulan sistemle pulverize su püskürtme işlemi uygulanarak üretim kapasitesi artırılmaktadır. Tasarruf amacıyla gerçekleştirilen bir diğer uygulama ise motor ceket suları ısısının eşanjör yardımıyla, gaz ve bina ısıtmasında kullanılarak doğal gaz ve elektrik tasarrufu sağlanmasıdır.

2020’de mwh başına salımlarımızı 2008 yılına göre %15 azaltmayı, 2015 yılında ise mutlak salımlarımızı 2014 yılına göre %10 azaltmayı hedefliyoruz.

 

Sera Gazı Salımları (ton CO2e)*

2014

3.875.708

2015

2.372.661

2016

4.419.061

 

*Sera gazı hesaplamalarında 2012 yılında yürürlüğe giren Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik esas alınmıştır. Veriler sera gazı protokolüne uygun olarak hesaplanmıştır. Kapsam 1 (doğrudan) ve Kapsam 2 (dolaylı) sera gazı salımları kullanılmıştır. Aksa Enerji Genel Müdürlük binasının enerji tüketiminden kaynaklı salımları dahil edilmemiştir. Küresel ısınma potansiyeli (GWP) katsayıları Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) kaynaklarından alınmıştır.

 

Enerji verimliliği projelerine ek olarak, alternatif enerji kullanımımızı arttırıyor ve yatırımlarımızı hidroelektrik enerjisi, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir ve yerli kaynaklara yapıyoruz. Bu yatırımlar çerçevesinde 2014 yılında toplam 64 MW rüzgâr enerjisi (RES) ve hidroelektrik santrali (HES) devreye aldık. 2015 yılında ise 36 MW rüzgar enerji santrali devreye alıyoruz. 62 MW kapasiteli Kozbükü HES projesinin inşaat çalışmalarına devam ediyor ve 2016 yılında devreye almayı planlıyoruz.

Yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesimiz 2013 yılında 203 MW iken 2014 yılında 267 MW’a yükselmiş olup; 2015’te 573 ve 2016’da 648 MW’a ulaşmasını planlıyoruz. Yenilebilir ve yerli kaynaklara dayalı kurulu gücün toplam kurulu güce oranı 2014 yılı sonu itibari ile %12 iken, 2016 yılı sonuna kadar %26’ya yükseltmeyi hedefliyoruz.

Sera gazı dışındaki hava emisyonlarımızı da takip ediyor ve düşürmek üzere çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Santrallerde kurulan emisyon ölçüm sistemleri aracılığıyla emisyonlarımızı anlık olarak kontrol ediyoruz. Fuel oil santrallerimizde NOx arıtma sistemleri kurduk. Bunun yanı sıra Kıbrıs Fuel Oil santralinde 2017’ye kadar SO2 emisyonunu Avrupa Birliği standartlarına ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda DeSOx arıtma sistemleri kuruyoruz. Bolu Göynük santralinde ise 2018 yılında sağlanması gereken yasal emisyon değerlerine 2015 yılında ulaşıyoruz; bunu Türkiye’de ilk kez kullanılacak baca gazı arıtma sistemi ile gerçekleştiriyoruz.

Bolu Göynük santrali pülverize kömürle çalışan termik santrallere alternatif bir teknoloji olan “akışkan yataklı yakma” teknolojisi ile dizayn edildi. Bu teknoloji yanma reaksiyonunun daha düşük sıcaklıkta gerçekleşmesini sağlayarak NOx miktarını minimum seviyeye düşürüyor. Zararlı hava emisyonlarını düşürmek için gerçekleştirdiğimiz bir diğer proje ise yanma sırasında kireç taşı kullanımı ile Desülfürizasyon işleminin doğrudan kazanın içinde gerçekleşmesidir. Bu teknoloji hem zararlı gazları ortadan kaldırıyor hem de santral verimliliğini artırıyor.

Sürdürülebilir ve sorumlu şirket dönüşümümüzün bir göstergesi olarak iklim değişikliğine duyarlı ve iklim değişikliğiyle ilgili mücadelede önlemler talep eden şirketler tarafından dünyaya yapılan bir bildiri olan The Trillion Tonne Communiqué’yi imzaladık. İklim değişikliği ile mücadele edilmesi için acilen yeni ve uzun ömürlü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini savunan The Prince of Wales’s Corporate Leaders Group tarafından yaratılan bu bildirinin 60 ülkede 1000’i aşkın imzacılarından biri de Aksa Enerji oldu.